Işık Şerifsoy

25 Mart 2020

Bağlanmak istemiyorum!

Sabah kahvemi içerken, yazacağım makalenin de satır başlarını düşünüyordum. Dünyanın hemen her yerinde çalışan bağlılığı üzerine çalışmalar yapıyoruz, şirketlerde ortaya koyduğumuz değişim elle tutulur gözle görülür sonuçlar veriyor. Bunları yayınlıyor, gittiğimiz şirketlerle paylaşıyoruz. Bunlar sadece E&G olarak bizim yaptıklarımız… Akademisyenler, danışmanlar, İK profesyonelleri de çalışan bağlılığı ile ilgili durmaksızın bilgi üretiyor. Buna rağmen, yıldan yıla yapılan araştırmalar hep daha düşük sonuçlar ortaya koyuyor. Acaba şirketler de tıpkı uzun süreli ilişkilerden korkan insanlar gibi bağlanma sorunu mu yaşıyorlar? Şirketlere bu sorunu […]
25 Mart 2020

Çalışanlar nasıl ayrılıyor?

Neden ayrılıyor sorusunun yanıtıyla ilgili bir çok sebep var. Bu yanıtların en başında da amirleriyle anlaşamadıkları için ayrıldıkları var. Bir çok uzmanın söylediği gibi genelde çalışanlar işlerini değil, yöneticilerini terk ederler. Ücret, sosyal haklar, işyerinin lokasyonu gibi sorunlar sonraki maddeleri oluşturur. Ama ben bu yazıda başka bir soruyu irdelemek istiyorum. Neden ayrılırlar değil. Nasıl ayrılırlar? Seçme ve yerleştiricin son halkası Birlikte çalışacağınız insanları seçmek için ciddi bir zaman, emek ve para harcıyorsunuz. Süreç zorlu ve uzun. Ne de olsa, yetenekli […]
25 Mart 2020

Şirket bir iletişim fırını olsun!

İşyerlerinde ayak üstü sohbet harikadır. Yemek molası sırasında, kahve makinesinin başında, şu sıralar pek çok şirketin korkmadan yaptığı gibi rahatlama ve dinlenme odalarında… Havadan sudan söz ederek birlikte zaman geçirmek güzeldir. Çalışanların birbirleriyle kuracağı iletişimde bu küçük sohbetler paha biçilemez bir değer taşır. Geçenlerde bir şirketin İK bölümünde çalışan bir arkadaşım şu cümleyi kurdu: “Piknik düzenlemeyi düşünüyoruz insanlar birbirleriyle sohbet etsin biraz kaynaşsın diye” dedi. Kaynaştırmak için ne yapacaksınız peki dedim? “Halat oyunu düşünüyoruz” dedi. Yarışmalar falan… “Güzel” dedim, “Dilerim […]
25 Mart 2020

Dedikodu kültüründe hayatta kalmak!

Dedikodu tüm iş hayatım boyunca sık sık karşılaştığım bir şirket virüsü. Dedikodu yapmış da olabilirim, dedikodu yapılan ortamda fazlasıyla bulunmuş da olabilirim. Ve kesinlikle bir dedikodu malzemesi olmuş olabilirim. Dedikodu malzemesi olduğumu anlamak için kahin olmam da gerekmedi hiç, sonradan değişen tutumlardan, “sizinle ilgili ilk izlenimim çok  farklıydı” tarzı cümlelerden, bazı bakışlardan ve bakışmalardan anlarsınız sizinle ilgili bir sohbet! geçtiğini… Arada sırada kulağınızda yankı gibi bir ses duyarsınız ya hani, biz Türkiye’de buna kulağını çınlattık deriz, işte öyle bir şey.:-) […]
25 Mart 2020

Dil, iletişim ve bağlılık

Basit cümlelerin insanların hayatında ne büyük değişiklikler yaptığını günlük hayatımızda görüyoruz. Şöyle bir örnek vereyim, siz üzerine düşünün. Kadın erkek eşitliğine destek veren bir projede, kadınlara verilen fırsatla ilgili konuşan genel müdür şöyle diyor: Kadınlara bu fırsatı verdik ve şaşırarak gördük ki onlar her şeyi başarabiliyorlar! Şimdi, bu bir kompliman cümlesi mi yoksa bir hakaret cümlesi mi? Nasıl yani? Neye şaşırdınız? Belli ki siz projenizin başarısına inanmayarak girişmişsiniz işe. Diliniz aklınızdan geçenleri dışa vuruyor ve bence bu konuşmayı yapmadan önce […]
25 Mart 2020

Bağlılık yaratan şirketlerin 3 sihirli tutumu

Bizim işimiz çalışan bağlılığını yükseltecek bir kültürel altyapı hazırlamak ve tüm ekiplerin bu konuda istekli davranmalarını sağlamak. Üzerinde düşünebilecekleri araçlar sunmak ve bu araçları kullanarak kendi metotlarını ortaya koyabileceklerini anlatmak. Bir şirkete gidip, tanımadığımız bir kültürel ortamda aniden bir çalışan bağlılığı yaratmak değil. Bu arada birlikte çalıştığımız bazı şirketlerin iyi uygulama örnekleriyle bunu zaten başardıklarını ve bizimle çalışarak yeni açılımlar ortaya koymak istediklerini sevinerek görüyoruz. Onların altın değerindeki bu motivasyonu, iyi uygulama örneklerini yaymak konusunda bizi de motive ediyor. Her […]