SenkronCoach

21 Eylül 2020

4 gün çalışmak mümkün mü?

Bazen ofiste uzun saatler kaldığımda hissettiğim bir duygudur, iş hiç bitmez. Eğer çok tanımlı -örneğin bugün aranması gereken 13 kişi var gibi- bir işiniz yoksa, iş bitmez sahiden… Bu yüzden işkoliklerin işi zordur, hiç tam olarak tatmin olmazlar. Oysa verimlilik iş tatminiyle’ çok ilişkilidir. Şu sıralar, gerek koronavirüsün getirdiği yeni bakış açıları gerekse korunma tedbirleri nedeniyle, insanların daha esnek çalışmaları, hatta haftalık çalışma saatlerinin düşürülmesi tartışılıyor. Yeni Zelanda’nın devrimci Başbakanı Jacinda Arden haftanın 4 günü çalışmak konusunda kendisine çok da […]
6 Eylül 2020

Bağlı çalışanı gözünden anlarsınız!

İnsanların gözleri çok şey anlatır ama yüksek bağlılığa sahip çalışanların gözleri bence biraz daha fazla şey anlatıyor. Yıllardır deneyimlediğim çalışan bağlılığı programlarının en somut etkisini insanların gözlerinde gördüğümü söyleyebilirim. Fakat gelin bağlılığı insanların gözlerinde aramak yerine, günlük davranışlarına ve işe nasıl yansıdığına bir bakalım. İşe sağlamaya çalıştıkları katkıdan anlarsınız. İnsanların görev tanımları var fakat bir de potansiyelleri var. Bazıları o görev tanımına sığmaz ve işe katkı sağlayabilecek yollar ararlar. Bunun adına işgüzarlık diyenler olabilir ama emin olun isteklilik ve işgüzarlık […]
6 Eylül 2020

2020 yılında bağlı çalışanlar yaratmak

Biliyoruz ki çalışan bağlılığı soyut bir kavram. Fiziksel yansımaları olsa da -karlılık, müşteri memnuniyeti, iş güvenliği oranlarının iyileşmesi gibi- aslında son derece duygusal bir kavramdan söz ediyoruz. Kavram bu denli duygusalken bir de her insanın yaptığı işe farklı şekillerde bağlanacağını düşünürseniz işiniz daha da zorlaşıyor. Kişiden kişiye değişen bağlılık, zaman zaman çevresel faktörlerle de değişiklik gösteriyor. Kısaca, tüm dünyada uygulanabilecek bir formül yok. Zamana ayak uydurun Her şeyin büyük bir hızla değiştiği bir dünyada yaşıyoruz. Bugün çok doğru olan bir […]
27 Temmuz 2020

Çalışan bağlılığı ve süper güçler!

Bilinç altında veya üstünde herkes süper kahramanlara biraz özenir. Sevmediğiniz birini gözlerinizi dikerek geriye doğru püskürttüğünüzü düşününJ Zevkli değil mi? Ya da otomobille yarım saatte varacağınız bir yere elinizi yukarı kaldırdığınız gibi uçmayı! Karşınızdakinin ne düşündüğünü sadece gözlerine bakarak anlamayı! Kabul edin herkes biraz süper güç ister. Fakat nedense var olan güçler ve özellikler gözden kaçırılır. Oysa çalışan bağlılığı araştırmalarının sonuçları, bağlı çalışanların şirketi uçurabildiğini gözler önüne seriyor. Zaten siz de uçmak istemiyor muydunuz? Rakamlar ne diyorlar? Engage & Grow […]
27 Temmuz 2020

Dönmem ben sana!

İş yapış biçimleri insandan insana değişiyor. Kültürel değişiklikler de işin içine girince bir önceki yazımda anlattığım herkesin eşit fakat herkesin farklı olduğu gerçeği daha da belirginleşiyor. Fakat bir de hiçbir kültüre uyduramadığım, kurumsal veya profesyonel olarak tanımlanan herhangi bir ortama uyduramadığım kişiler var. Bunlara “dönmem ben sanacılar” adını takıyorum ve bu yazımda kendi deneyimlerimden yola çıkarak onları anlamayı, tartışmaya açmayı düşünüyorum. İletişim engelli olmak aslında nedir? Bazılarının iletişim yeteneklerinin diğerlerinden daha çok olduğunu bilirsiniz. Biriyle tanıştıklarında çok daha kolay kanallar […]
27 Temmuz 2020

Herkes aynı herkes farklı

Bundan yirmi yıl kadar önce “küreselleşme” cazibeli bir vizyondan ibaretti. Küreselleşmeyi başarmış şirketler elbette vardı ama sayıları çok azdı. Bana göre internet teknolojisinin günlük hayatın içine girmesiyle hız kazanan küreselleşme şimdilerde hayatın ta kendisi. Yerel olanın değeri bile küresel pazardaki gücüyle doğru orantılı olarak artıyor. Farklı pazarlar geliştirmek üretimi ateşliyor. Artık rekabet etmenin çok önemli bir parçası “dünyalı” olmak. Peki dünyalı olmanın aynı zamanda farklılıkları yönetebilmek olduğunu, farklılıkları yönetmenin kültürel bir değişim gerektirdiğini ve aslında göründüğü kadar kolay olmadığı konusunda […]